Примудохиваться
(Primudohivatsya)- Birine aptalca veya rahatsız edici bir şekilde musallat olmak, yapışmak, peşini bırakmamak: Birini sürekli rahatsız ederek, gereksiz ısrarla veya mantıksız bir şekilde birine veya bir konuya takılıp kalmak.
1. Örnek Cümle:- Он постоянно примудохивается ко мне со своими проблемами. [on pas-ta-yan-na pri-mu-do-hı-vat-sya ka mnye sa sva-i-mi prab-lye-ma-mi]
- Durmadan aptal sorunlarıyla bana musallat oluyor.
2. Örnek Cümle:- Хватит примудохиваться к этой теме, она уже закрыта. [hva-tit pri-mu-do-hı-vat-sya k e-toy tye-mye, a-na u-je zak-rı-ta]
- Bu konuya artık taşak gibi yapışmayı bırak, konu kapandı.
- Taşak gibi yapışmak / Yarrak gibi musallat olmak
1. KELİME VE FONETİK
Kiril Yazılışı: Примудохиваться
Latin Transkripsiyonu: Primudohivatsya
Okunuşu ve Vurgu: [pri-mu-do-hı-vat-sya]
2. ETİMOLOJİK KÖKEN (KÖKENBİLİM)
Kelime, Rusça'da 'aptal', 'sersem', 'yarrak kafa' gibi anlamlara gelen мудак [mu-dak] kelimesinin kökeni olan муде [mu-dye] (taşaklar, testisler) kelimesinden türemiş fiil köklerine dayanır. Başına eklenen при- [pri] ön eki 'yaklaşma', 'ekleme' veya 'bir yere doğru hareket etme' anlamını verirken, -ива- [-i-va-] eki fiili süreklilik ve tamamlanmamışlık (imperfective) durumunda tutar. Sonundaki -ся [-sya] ise fiile 'kendine' veya 'karşılıklı' anlamı katan dönüşlü (reflexive) bir ektir. Dolayısıyla, kelime 'aptalca/taşak gibi birine veya bir şeye yapışmak, musallat olmak' gibi bir anlama gelir.
3. SOSYOKÜLTÜREL BAĞLAM VE TARİHÇE
Bu fiil, Rusça argo içerisinde birinin rahatsız edici, aptalca veya gereksiz yere bir şeye veya birine musallat olması, yapışması veya peşini bırakmaması durumunu ifade eder. Olumsuz bir konotasyona sahiptir ve kişinin karşı tarafa ya da duruma verdiği rahatsızlığı vurgular. Genellikle birinin anlamsız, sinir bozucu ısrarını veya mantıksız bir şekilde bir konuya takılıp kalmasını belirtmek için kullanılır. Argo sözlüklerinde (Elistratov, Mokienko & Nikitina) bu türden, küfür köklerinden türeyen ve 'sinir bozucu eylem' anlamına gelen fiiller sıkça yer alır ve konuşmacının duyduğu bıkkınlığı veya küçümsemeyi dile getirir.
