Афедрон
(Afedron)- Göt, kıç, popo: İnsan veya hayvanın arka kısmı, kalçaları.
1. Örnek Cümle:- Он сел на свой афедрон и долго молчал. [on sel na svoy a-fed-ron i dol-ga mal-çal]
- Götünün üstüne oturdu ve uzun süre sessiz kaldı.
2. Örnek Cümle:- Что-то мой афедрон болит после вчерашнего. [şto-ta moy a-fed-ron ba-lit pos-lye vçye-raş-ni-va]
- Dün akşamdan sonra götüm ağrıyor biraz.
- Birini cezalandırmak, dövmek (deyimsel): Kaba ve mecazi bir ifadeyle birine fiziksel olarak zarar vermek veya haddini bildirmek.
1. Örnek Cümle:- Я ему сейчас афедрон надеру! [ya ye-mu sey-ças a-fed-ron na-dye-ru!]
- Şimdi onun götünü pataklayacağım!
- Tembellik etmek, boş oturmak (deyimsel): Hiçbir iş yapmadan oyalanmak, zaman öldürmek.
1. Örnek Cümle:- Хватит сидеть на афедроне, иди работать! [hva-tit si-det' na a-fed-ro-nye, i-di ra-bo-tat'!]
- Yeter göt üstü oturduğun, git çalış!
- Makat / Göt
1. KELİME VE FONETİK
Kiril Yazılışı: Афедрон
Latin Transkripsiyonu: Afedron
Okunuşu ve Vurgu: [a-fed-ron]
2. ETİMOLOJİK KÖKEN (KÖKENBİLİM)
Kelime, Antik Yunanca ἀφεδρών (aphedrōn) kelimesinden türemiştir. Antik Yunancada 'aphedrōn' kelimesi 'latrine, tuvalet' veya 'makat, anüs' anlamlarına gelir. Bu kökensel bağlantı, kelimenin Rusçada 'göt, kıç' anlamını kazanmasını açıklamaktadır. Rusçada daha çok edebi veya hafif alaycı bir üslupla kullanılan, biraz eski moda bir kaba kelime olarak yerleşmiştir.
3. SOSYOKÜLTÜREL BAĞLAM VE TARİHÇE
Афедрон [a-fed-ron], Rusçada 'göt' veya 'kıç' anlamına gelen kaba bir kelimedir. Жопа [jo-pa] kelimesi kadar yaygın veya direkt kaba olmamakla birlikte, gündelik dilde veya edebi metinlerde (özellikle hiciv amaçlı) kendine yer bulur. Daha çok mizahi, alaycı veya bilerek 'daha eğitimli' bir küfür denemesi olarak kullanılır. Bazen kaba bir fiziksel cezayı veya tembelliği ifade eden deyimlerde de karşımıza çıkar. Halk arasında 'götünü pataklamak' veya 'göt üstü oturmak' gibi ifadelerde mecazi olarak kullanılır. 'Жопа' [jo-pa] kelimesine nazaran daha az sert ve daha 'düşündürülmüş' bir küfür veya kaba ifade olarak algılanır, bu da ona kendine özgü bir 'kültürel vulgarizm' niteliği kazandırır.
