Примандиться
(Primanditsya)- Can sıkıcı bir şekilde yapışmak, musallat olmak, yakasına yapışmak: Birinden veya bir yerden istenmeyen, rahatsız edici bir şekilde ayrılmamak, sürekli peşinde olmak, musallat olmak.
1. Örnek Cümle:- Да он просто примандился ко мне, целый вечер не отвязывался. [da on pros-ta pri-man-dil'-sya ka mnye, tse-lıy vye-çer nye at-vya-zı-val-sya]
- Resmen bana yapıştı, bütün akşam peşimi bırakmadı.
- İstemediği halde bir şeye takılıp kalmak, başından savamamak: Bir durumun, sorunun veya kişinin istenmeyen bir şekilde peşini bırakmaması, onunla uğraşmak zorunda kalmak.
1. Örnek Cümle:- Эта проблема примандилась к нам надолго. [e-ta prab-lye-ma pri-man-dil'-sya k nam na-dol-ga]
- Bu sorun uzun süre başımıza musallat oldu.
2. Örnek Cümle:- Ну вот, примандился к нам этот геморрой с документами. [nu vot, pri-man-dil'-sya k nam e-tat gye-ma-roy s da-ku-myen-ta-mi]
- Al işte, bu evrak bokluğu başımıza kaldı.
- Amcığa yapışmak / Amcık gibi yapışmak
1. KELİME VE FONETİK
Kiril Yazılışı: Примандиться
Latin Transkripsiyonu: Primanditsya
Okunuşu ve Vurgu: [pri-man-dit'-sya]
2. ETİMOLOJİK KÖKEN (KÖKENBİLİM)
Bu fiil, Rusçada kadın cinsel organı anlamına gelen aşırı kaba bir kelime olan манда [man-da] kökünden türemiştir. При- [pri-] öneki genellikle bir yere doğru hareket etmeyi, yaklaşmayı veya bir eylemin tamamlanmasını ifade ederken, -ся [-sya] soneki fiilin dönüşlü (refleksif) veya karşılıklı olduğunu gösterir. Dolayısıyla, etimolojik olarak, istenmeyen veya rahatsız edici bir 'yapışma' veya 'takılma' eylemini ima eder ve tabanındaki küfür kökünden aldığı yoğun olumsuz ve aşağılayıcı anlamı taşır.
3. SOSYOKÜLTÜREL BAĞLAM VE TARİHÇE
Примандиться [primandit'sya] fiili, Rusça argo ve sokak dilinde bir kişinin veya bir durumun, istenmeyen, yapışkan, rahatsız edici veya musallat edici bir şekilde bir yere ya da birine tutunmasını, yerleşmesini ifade etmek için kullanılır. Temelinde yatan манда [man-da] kelimesinin aşırı kaba ve aşağılayıcı doğası, fiile de benzer bir sertlik ve küçümseme katmaktadır. Kullanıldığında, bahsedilen kişinin veya durumun bir tür asalaklık, arsızlık veya bıkkınlık yarattığı vurgulanır. Bireysel bağlamda, sürekli peşinden ayrılmayan, yapışkan, yüzsüz insanları tanımlamak için sıkça kullanılır. Durumsal olarak ise, bir problemden veya istenmeyen bir yükümlülükten kurtulamamak, onunla uğraşmak zorunda kalmak gibi anlamlara gelir. Kısacası, kelime 'yapışmak' veya 'takılmak' gibi nötr fiillerin çok ötesinde, olumsuz bir his ve tiksinti barındırır.
