прихлебатель
(prikhlebátel')- Başkalarının sırtından geçinen, beleşçi, asalak, yaltakçı, dalkavuk kimse: Kendi emeğiyle değil, başkalarının kaynaklarıyla yaşayan, menfaatperest kişi.
1. Örnek Cümle:- Он всегда был прихлебателем, ничего сам не добивался. [on fsig-da bıl prik-hlı-bá-tilim, ni-çi-vó sam ni da-bi-váv-sya]
- O hep bir beleşçi, bir asalak, hiçbir şeyi kendi başaramadı.
2. Örnek Cümle:- Не люблю этих прихлебателей, которые только и знают, что подлизываться. [ni lyub-lyú e-tikh prik-hlı-bá-ti-ley, ka-tó-rı-ye tól-ka i znáyut, şto pad-lí-zı-vat-sya]
- Şu yaltakçı asalakları sevmem, tek bildikleri şey yalakalık yapmak.
3. Örnek Cümle:- У нас на работе появился новый прихлебатель, который вечно просит сигареты. [u nas na ra-bó-te pa-ya-víl-sya nó-vıy prik-hlı-bá-til', ka-tó-rıy véç-na pró-sit si-ga-ré-tı]
- İşte yeni bir beleşçi türedi, sürekli sigara istiyor.
- Yanında yiyen
- Yanaşan
- Bedavacı
1. KELİME VE FONETİK
Kiril Yazılışı: прихлебатель
Latin Transkripsiyonu: prikhlebátel'
Okunuşu ve Vurgu: [prik-hlı-bá-til]
2. ETİMOLOJİK KÖKEN (KÖKENBİLİM)
Bu kelime, Rusçada "yanına, bitişiğine" anlamı katan "при-" (pri-) öneki ile "gürültülü bir şekilde içmek, yudumlamak, lapur lupur yemek" anlamına gelen "хлебать" (khlebat') fiilinin birleşmesi ve eyleyen kişi anlamı katan "-тель" (-tel') sonekinin eklenmesiyle oluşmuştur. Kelimenin birebir çevirisi "yanında/bitişiğinde yudumlayan/yiyen" veya "birinin yanında yemek yiyen" şeklindedir. Etimolojik kökeni, birinin masraflarıyla beslenen, asalak bir yaşam süren kişiyi doğrudan ifade eder.
3. SOSYOKÜLTÜREL BAĞLAM VE TARİHÇE
"Прихлебатель" kelimesi, bir başkasının sırtından geçinen, onun masraflarıyla yaşayan, çoğu zaman da menfaat sağlamak için yaltaklanan veya dalkavukluk yapan kişiyi tanımlamak için kullanılır. Bu kelime, Rus argo ve günlük dilinde oldukça olumsuz bir çağrışıma sahiptir; tembellik, fırsatçılık ve onursuzluk gibi özelliklerle ilişkilendirilir. "Слова с приставкой" (Önekli Kelimeler) kategorisinde yer alan bu sözcük, "при-" önekinin birleşme, yanına gelme veya bağımlılık ilişkisini vurgulayan anlamını en iyi yansıtan örneklerden biridir. Toplumda, özellikle ekonomik zorluk dönemlerinde veya belirli hiyerarşik yapılar içinde, zengin veya güçlü kişilerin etrafında toplanan, onların lütfuyla geçinen bireyleri tanımlamak için yaygın olarak kullanılmıştır. Sözcük, sadece maddi çıkar peşinde koşanları değil, aynı zamanda mevki veya sosyal avantaj elde etmek için başkalarına aşırı itaatkâr davranan, onlara yaranmaya çalışan kişileri de kapsar.
